Yaşam alanlarımız bizi şekillendiriyor

Banu Binat, Binat İletişim & Danışmanlık


 Gayrimenkul gazetemiz, tüm bireylere yaşam alanları ile ilgili en doğru seçimleri yapabilmeleri için yol gösterici bir yayın olmak üzere yola çıkıyor. Odağına önce insanı alan bu gazetede gayrimenkulle ilgili tüm parametreler hakkında bilinmesi gerekenleri, uzmanlarının da katkılarıyla paylaşacağız. Beklentileri yüksek, nitelikli tercihler yapan bireylerin, inşaat kalitesini değiştirebileceğine inanıyoruz.

Her birey kendi fiziksel çevresini yani kendi yaşam alanını oluşturur, bunlar biraraya gelerek sonunda kentlerimizi şekillendirir. Doğanın tasarlanarak, müdahale edilerek şekillenmesi ile oluşan çevreler artık fiziksel çevredir, tamamen insan eliyle oluşturulmuş ve şekillendirilmişlerdir. Ama unutulmamalıdır ki fiziksel çevreler de insanı şekillendirir. Bu konuda ne kadar bilinçliyiz? Ne kadar doğru tercihler yapıyoruz? Bir bina sizi hasta edebilir, mutsuz edebilir, çalışmanızı zorlaştırabilir hatta hayatınızı kaybetmenize bile sebep olabilir ya da tam tersi, bir bina sizin verimliliğinizi, mutluluğunuzu artırabilir.

Her şey aslında bizim elimizde…

1 liraya satılan bir gofret düşünün, marketten alırken içindekiler kısmına bakıp, sakıncalı maddeler varsa, tercihimizi değiştirebiliriz. Oysa yüzlerce bin liralık bir konutu içindekileri görmeden satın alabiliyoruz. İster yatırım için isterse yaşamak için bir taşınmaz satın alalım ya da kiralayalım, öncelikle binanın sağlamlığından emin olmamız gerekmiyor mu? Maalesef bir binanın garanti belgesi ya da kullanım kılavuzu olmadığı için, her bilinçli tüketicinin kendi için önemli olan kriterleri sıralaması ve uygunluğunu kontrol etmesi gerekiyor. Bunlar nedir? Konfor, hizmet / servisler ve lokasyon ile ilgili sormamız gereken ve bizim yaşam kalitemizi doğrudan etkileyecek ya da yapısal, yasal, finansal her şey.

Son yıllarda inşaat teknolojisi o kadar ilerledi ki, sağlam, sağlıklı ve güvenli yapı yapmak hiç de zor değil. Tüm yapı malzemeleri zaten belli standartlarda olmak zorunda, hepsinin kalite sertifikaları, yeterlilik belgeleri var. Malzemelerin doğru yerde, doğru koşullarda kullanılmış olmaları gerekiyor. Yanıcı malzemelerin kaplama olarak kullanılmadığından ve temas ettiğiniz tüm kaplama malzeme ve mobilyaların kimyasal olarak zararlı madde içermediğinden emin olmanız lazım. Yoksa ömür boyu kanserojen maddeleri solumak zorunda kalacaksınız. Bir binayı almadan önce temel yalıtımından başlayarak, beton kalitesini, çatı kaplamasını, izolasyon şeklini, akustik değerlerini, enerji kimlik belgesini, zemin etütlerini, rüzgar testlerini görmek istemeniz bile sağlam bir bina için ilk adımı atmanızı sağlar. Bu da bir binayı gezmenin, örnek daire görmüş olmanın yeterli olmayacağı anlamına geliyor; hele ki maketten bir yer bakıyorsanız daha da dikkatli olmanız lazım. Öncelikle, temelden başlayarak yalıtım yapıldığından emin olun ve belgesini görmek isteyin, çünkü temel yalıtımı olmayan binalara daha sonra müdahale edilemiyor ve temelden su almaya başlayan bina çok hızlı çürüyor, depreme karşı dayanıksız hale geliyor. Benzer şekilde hazır beton kullanılmış bir yapıda da beton kalitesi için belgesini görmek istemek en doğal hakkınız. Duvar malzemeleri, yalıtımından sıva ve boyasına kadar sorulabilir. Tesisatın da yanmazlığı, sessizliği, uzun ömürlü ve sağlıklı olması çok önemlidir.

Sağlamlık kriterinin yanı sıra bir binanın “herkes için tasarlanmış” olması da gerekiyor. Bu ne demek? Tüm tasarımlar 20’li yaşlarındaki sağlıklı gençler için yapılıyormuş gibidir. Bir insanın bebekliğinden yaşlılığına kadar hayatının tüm evrelerinde bu yaşam alanlarında rahatlıkla hareket edebilmesi gerekiyor. Fziksel özelliklerimiz değişebilir; çok şişman, çok uzun ya da engelli olabiliriz. En küçük bir kazada kalıcı ya da geçici bir süre için engelli durumuna gelebiliriz. Buna göre dikkat etmeliyiz: Yaşam alanlarımız her yaş ve durumda hareket kabiliyetimizi destekliyor mu? Merdivenlerden ya da asansörlerden sedye geçebilecek mi? Gerekli yerlerde rampa ve asansör mevcut mu? Pencereler, parapetler, merdivenler çocuklar ve yaşlılar için güvenli mi?

Ev ve ofislerde dikkat edilecek önemli kriterlerden biri de işlevsellik. Yani ihtiyaçlarınız bu binada karşılanıyor mu? Gereksiz ve kullanışsız mekânlar var mı? Gerçek net kullanım alanı sizin için yeterli mi? Yoksa aldıktan sonra tadilat yaparak mı bu alanları elde edeceksiniz? Bilinçsiz tadilat, tüm binanın mukavemetini düşürebilir, geri dönüşü olmayan hasarlara neden olabilir, sağlıksız, kontrolsüz mekânlar yaratır.

Elbette gayrimenkulun değeri, değer artışı ve bunların finansal durumunuzla ilişkisi de gayrimenkul alımında büyük önem taşıyor. Reklamlara bakarsak tüm binalar merkezde ve her yere 10 dakikalık mesafede denmiyor mu? Gayrimenkul pazarlamak için yapılan reklamları öncelikle sorgulamak gerekiyor.

Ezcümle bu köşede sayamayacağımız kadar çok fazla kriter olduğunu tahmin edebilirsiniz. Tüketiciler olarak hepimizin nitelikli mekânlarda yaşamak hakkıdır ve seçenek bizim elimizdedir. Bu seçeneğimizi iyi değerlendirelim ve temelden, çatıya, mobilyadan lokasyona her şeyi sorgulayalım. Özellikle kentsel dönüşümle başlayan ve milyonlarca yapının yenilendiği bu dönemi nitelikli ve iyi yaşam alanları kazanmak için kullanalım. Bunun için kendimiz için iyiyi, doğruyu kısacısı nitelikliyi ayırt etmemiz ve talep etmemiz yeterli. İşte, bu gazeteye katkısı olan herkes, bu amaç için bizimle yola çıkıyor.

bi_özet gayrimenkul | 1. sayı | Nisan 2017

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s