SUYA, SAĞLIKLI ŞEKİLDE ULAŞMAK*

/// GF Hakan Plastik’in Katkılarıyla

Kaliteli Malzeme

Sorunsuz ve rahat bir yaşam için kullanılan malzemenin kalitesi büyük önem taşımaktadır.

 Bir inşaatın yapım süreci, satış ve el değiştirmelerin de dahil olduğu tüm süreçlerde fiyat ve performansını etkileyen en önemli kriterlerin başında kullanılan yapı malzemelerinin kalitesi gelmektedir.

Projenin dış görünümü kadar yapının görünmeyen malzemelerinin kalitesi de geleceğe dair önemli bir yatırımdır. İlk etapta yüksek gibi görünen maliyetler, sağlıklı ve garantili çalışan sistemlerle kendisini amorti etmekte; hem tasarımcısından müteahhit firmasına, hem uygulayıcılara, hem de son noktada kullanıcılara artı değer katmaktadır.

Çünkü sorunsuz ve rahat bir yaşam için kullanılan malzemenin kalitesi büyük önem taşımaktadır. Malzeme kalitesi, yaşam alanlarına doğrudan etki etmesine karşın bunun tespiti doğru yere bakmadığımız sürece zor olmaktadır. Bunun sonucunda da yaşam alanları olan konutlarda, ofislerde ve hemen her gün havası solunan kamu kuruluşlarında malzeme değişimleri ve masraflı tadilatlar yapmak zorunda kalınmaktadır.

Güvenli Binalar

 Kullanıcı gözünden bakıldığında en doğru yapı kurgusu yaşam kalitesini artırandır.

İnşaat projeleri kurgulanırken kullanılacak malzemeler maliyet, zaman ve uygulama kriterlerine göre belirlenir. Kullanıcı tarafındaki talebe göre bu üç faktör, doğru malzeme seçiminin anahtarıdır.

Kullanıcı gözünden bakıldığında en doğru yapı kurgusu yaşam kalitesini artırandır. Yaşam kalitesi bina içerisindeki elektrik tesisatı, atık su sistemleri vb. birçok mekanik işle bütünleşiktir.

Bina tasarımlarında kullanılan ürünler için fiyat-performans dengesi gerçekten çok önemlidir.  Ancak bir diğer önemli konu da tüm kullanıcılar için güvenli binalar inşa edilmesidir. Bu sebeple de binalarda kullanılan malzeme seçimleri kritik önem taşımaktadır. Tek tek ürün olarak değil, sistem çözümü olarak beklentileri karşılamak bina inşaatının genel performansını da artıracaktır. Sadece güvenlik anlamında değil, binada kullanılan ürünlerin uzun ömürlü olması, daha az bakım ve tamirat gerektirmeleri ve yaşam konforuna destek olmalarını da beraberinde getirmektedir.

Mekanik Tesisat

Mekanik Tesisat, inşaat işlerinde yaşam standartlarını ve konforu arttırmaya yönelik yapılan ve yapının iç sistemini oluşturan bileşenlerin bütünüdür. Bunu insanlardaki atardamar sistemine benzetebiliriz. Vücudumuzu kaplayan derimizi binanın dış cephesine, kemiklerimizi de binanın kolon ve kirişlerine benzetirsek; vücudumuzda dolaşan ve bir sistem oluşturan damarlara da mekanik tesisat diyebiliriz.

Çağdaş dünyamızda insanların sağlıklı, güvenli, konforlu ve ekonomik bir şekilde yaşaması ve çağdaş yapılara sahip olmasında hiç şüphesiz ki, her gün kendini yenileyen ve geliştiren önemli bir uzmanlık alanı olan tesisat mühendisliğinin önemi büyüktür.

Sıhhi Tesisat

 “Şehirleşme ve modern hayat, ihtiyaçlarla birlikte tesisat ve tesisatçılığın önemini artırmıştır.”

 Yaşanabilir yapılarda mekanik tesisatın baş aktörlerinden biri de kuşkusuz sıhhi tesisattır. Temiz suyun sağlıklı bir şekilde kullanım yerlerine kadar iletilmesini, kirli ve pis suların toplanarak bina dışına çıkarılmasını sağlayan boru ağına sıhhi tesisat denir. Sıhhi tesisat, insan sağlığının korunmasıyla doğrudan ilgilidir. Şehirleşme ve modern hayat, ihtiyaçlarla birlikte tesisat ve tesisatçılığın önemini artırmıştır. Aynı şekilde kullanılan malzemeler de değişiklik göstermiştir.

Suyun taşınması konusu, insan sağlığı ile doğrudan doğruya ilgili olduğu için temiz su tesisatında kullanılan borular kullanım amacına uygun, su kalitesini etkilemeyen ve korozyona dayanıklı malzemelerden yapılmalıdır. Örneğin yakın zamana kadar kullanılan pik borular zamanla aşınan ve paslanan bir yapıya sahip olduğu için artık üst yapı tesisatında tercih edilmemektedir. Asbest çimento borular da yine sağlığı tehdit eden kanserojen yapısından dolayı yerini yeni nesil plastik borulara bırakmıştır.

Avrupa İçme Suyu Yönergesinin çıkış noktası ve mantığı: “En önemli gıdamız içme suyunun musluktan akacağı son noktada mikrobiyolojik ve kimyasal olarak kullanımının ömür boyu insan sağlığına zarar vermeyecek şekilde olması gerekmektedir.” şeklindedir. İstenen su kalitesinin tesisat hammaddesinin özellikleriyle, suyun yapısıyla, montaj özellikleriyle ve işletme şartlarıyla bir bütün olarak sağlanması gerekmektedir.

Plastik borular;

Korozyona uğramaması,

Hafif olması,

Yalıtım kolaylığı sağlaması,

Düşük kayı faktörü,

Düşük termal iletkenlik özelliği,

Esnekliği,

Toksik maddeler içermemesi,

Biyolojik resistans sağlaması ve

Bakım gerektirmemesi gibi özellikleri ile ön plana çıkmaktadır.

 

Ses, İnsan Sağlığını Etkiliyor

Gürültü, kaynağında azaltılmalıdır.

Değişen dünyada sürekli bir gelişme içinde olunması ve insanların artık bazı konfor artırıcı unsurlara dikkat ediyor olması, son zamanlarda pis su tesisatlarının oluşturduğu sesin minimum seviyelerde kalmasını sağlayacak malzeme talebini yaratmıştır.

Almanya’da sesin insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle (yüksek tansiyon, baş ağrısı) 70’li yıllarda bu konuda DIN 4109 normunu oluşturulmuştur.

Bu norm gereği;

– Sıhhi, Kalorifer ve Pis su tesisatları …

– Asansör, Yürüyen Merdiven …

– Klima, Havalandırma …

gibi tesis ve tesisatlar insanları rahatsız etmeyecek derecede ses çıkarmalı veya geçirmelidirler. İnsanları rahatsız etmeyecek ses olarak da bu normda 35 dB (pis su, sıhhi ve kalorifer tesisatı) belirlenmiştir.

Kısacası Almanya’da hastane, otel, okul ve konutlarda, yani insanların dinlendiği veya konsantrasyonun bozulmaması gerektiği ortamlarda 35 dB sınırını aşan sistemler daha en başta proje kapsamına alınmamaktadır.

Dünya Sağlık Örgütü`nün (WHO) ve Uluslararası Çalışma Örgütü`nün yapmış olduğu araştırmalara göre, 0 dB insan kulağının eşiği olup 0-30 dB arasındaki seslere karşı rahatsızlık duymamaktadır. 30-65 dBA arasında gösterilen birinci derece gürültüler, konforsuzluk, rahatsızlık, sıkılma duygusu, kızgınlık, konsantrasyon ve uyku bozuklukları gibi toplumsal sorunlara yol açmaktadır.

Ses, beton malzeme içerisinde 3200-3600 m/s hızla yayılmaktadır. Günümüz betonarme yapılarında katlarda tesisatın herhangi bir noktasında su akışı başlandığında, su sesi ile birlikte bir gürültü meydana gelmektedir. Suyun hızı ve miktarı arttıkça, su çıkış ağzında ve dönüşlerde ses de artmaktadır. Bu su sayacı, rezervuar ve contası gevşek musluklarda tıkırtı ve titreşimler halinde gürültüler meydana getirmekte, boru ve kelepçelerle binaya iletilerek geniş bir alana yayılmaktadır. Bu gürültü özellikle hastane odaları, yatak odaları, çalışma alanları gibi yaşam alanlarında rahatsız edici seviyeye ulaşmaktadır. Boru ile kelepçe veya konsol arasına lastik gibi yumuşak maddeler konarak veya suyun akış hızı azaltılıp,  titreşimlerin gürültüsü bir miktar giderilse de tam anlamıyla bir ses yalıtımı sağlamayacaktır.

Tesisatta gürültü/ses kontrolü genelde üç noktada önlenebilir:

  • Gürültüyü kaynağında azaltmak
  • Gürültüyü yayılma alanında azaltmak
  • Gürültünün algılandığı noktada azaltmak

Temel olan ise gürültünün kaynağında azaltılmasıdır. Bu da ses yalıtımlı boru ve ek parçalar ile minimum seviyelere indirilebilmektedir.

Yukarıda belirtilen tipte gürültünün temel kaynağı, tesisatta gezinen akışkanın hızıdır. Kapasiteye uygun kesitte taşıyıcıların seçilmemesi, yetersiz yalıtım ve akış düzensizlikleri bu sorunlara yol açmaktadır. Özellikle konut türü bina içi tesisatlarda:

  • Temiz sıcak-soğuk su hatlarında: 0,8 m/s
  • Isıtma tesisatlarında: 0,8 m/s değerlerini aşmayacak şekilde kesitler düzenlenmelidir.

Her Adımda Planlı Olunmalı

Bir yapının tesisat projesi; mekanik düşünen bir akıl ile mimari düşünen bir aklın ortak planlaması ile daha başarılı olacaktır.

İnsanların yaşam alanlarında sağlıklı, güvenli, konforlu ve ekonomik bir şekilde yaşaması ve çağdaş yapılara sahip olunması açısından her noktada özenli bir yaklaşım ve belirli standartların olması gerekir. Yapının projelendirilmesinden, konumlandırılmasına, başlangıcından tamamlanmasına kadar her adımda planlı olunmalıdır. Her yapıda, her sistem aynı şekilde uygulanamaz. Bir ofis binası ile bir otel binasını aynı sistem planı ile düşünemezsiniz.  Bunların etüdünün iyi yapılması gerekir. Yapılarda bütün sistemlerin ön analizi yapılmalıdır ve en doğru sistem planı uygulanmalıdır.

Örneğin, bir yapının tesisat projesi; mekanik düşünen bir akıl ile mimari düşünen bir aklın ortak planlaması ile daha başarılı olacaktır. Boruların taşınması, geçiş yerleri ve cihaz yerleşimleri konularında, başlangıçta alınacak doğru kararlar önem taşımaktadır.

Bununla birlikte kabul edilebilir bir tesisat ömrü için su basıncı, izolasyon, dayanıklılık, vb. kriterlere dikkat edilerek uygun boru ve donatım malzemelerinin seçilmesi gerekmektedir.

*Bu içerik GF Hakan Plastik Katkılarıyla Hazırlanmıştır.


SÖZLÜK

Mekanik Tesisat: inşaat işlerinde yaşam standartlarını ve konforu arttırmaya yönelik yapılan ve yapının iç sistemini oluşturan bileşenlerin bütünüdür.

Sıhhi Tesisat: Temiz suyun sağlıklı bir şekilde kullanım yerlerine kadar iletilmesini, kirli ve pis suların toplanarak bina dışına çıkarılmasını sağlayan boru ağına sıhhi tesisat denir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s