Mimarlığın Değeri Nasıl Ölçülür?

Ayşe Hasol Erktin, Urban Land Institute (ULI) Türkiye Başkanı, HAS Mimarlık Ltd., ayse.erktin@hasmimarlik.com.tr


Mimar, ileride olabilecek senaryoların öngörüsünü yapan ve bunları konunun uzmanlarıyla tartışarak en uygun çözümü bulan kişidir. Bir yolculuğa çıkarken çantanızı yapmaya benzer bir durumdur bu. Yolculukta ilerleyen günlerde giyeceklerinizi önceden düşünmeniz gibi, diş macununuzu, kemerinizi unutmamanız gerektiği gibi, gömleğinizin lekelenmesi durumuna karşı yedek gömlek alıp almadığınız gibi, mimar da bir binanın, ömrü boyunca nasıl kullanılacağını düşünmek ve gerekli işlevleri yerleştirmek durumundadır.

Somut Değer

Bir binanın değeri, hemen yanındaki binadan daha hızlı satılması veya kiraya verilebilmesi, daha pahalıya satılması ile parasal olarak ölçülebilir. Bunun yanı sıra, binanın asıl değeri yıllar içinde ortaya çıkacak çoğu soyut verilerle belirlenecektir.

Kullanıcı Memnuniyeti

İyi tasarlanmış hastanelerde hastalar daha az ağrı kesiciye ihtiyaç duyuyorlar ve daha kısa sürede taburcu olabiliyorlar. İyi tasarlanmış ofis binalarında personelin devamlılığı artıyor. İstifalar azalıyor. İstihdam edilecek personelin kalitesi yükseliyor.

Simge Binalar

Mimarinin katma değeri simgesel de olabilir. Örneğin simgesel bir bina, kentin kimliğine katkıda bulunabilir. Kültürel çekim alanı yaratabilir. Kentlilerin ilgisini çekerek kültür, spor, eğitim gibi uğraşlara yönlendirebilir. Öte yandan simgesel ofis ve konut binalarının kira ve satış bedelleri de daha yüksek olacaktır.

Verimlilik

İyi planlanmış hastanelerde tıbbi hataların azaldığını gözlemliyoruz. Bir fabrika binasının doğru planlaması üretimde artış sağlayabiliyor. Enerji verimli olarak planlanan binalarda işletme giderlerinin azaldığını görüyoruz.

Mimar ne yapıyor da bu katma değeri yaratıyor?

MÖ 1. yüzyılda yaşamış olan Vitruvius, günümüze kalan en eski mimarlık kitabının yazarıdır. Vitruvius’un de Architectura kitabında, iyi mimarlığı oluşturan öğeler, “sağlamlık, işlevsellik ve estetik” olarak tanımlanmıştır. Günümüzde sağlamlık, olmazsa olmaz ön koşul. Çoğunlukla da mühendislerin sorumluluğunda yürüyor. Ancak işlevsellik ve estetik kaygılar mimarın uzmanlık alanında yer alıyor.

İyi mimarlıkta işlevsellik pek çok anlam taşıyor. Öncelikle insan odaklı planlamanın yanı sıra, binaların doğru yönlenmesi, doğru aydınlatma, doğru havalandırma, optimum süre ve kaynak kullanımı gibi konular günümüzün işlevsellik anlayışına giriyor.

İnsan Odaklı Tasarım

Mekânların insanların yaşam senaryosuna ve insanların algısına yönelik tasarlanması, kişilerin kendilerini o alanlarda iyi hissetmelerini sağlar. Doğal ortamın iç mekânlarla bütünleşmesi huzur verir. Dış mekânlarda da kesintisiz yaya yolları, kullanılabilir yeşil alanlar, araçlara değil, yayalara öncelik veren yerleşimler değer katar.

Doğru Aydınlatma

Binaya kontrollü günışığı alınması, hem yapay aydınlatma ve elektrik tüketimini azaltır hem de kullanıcıların psikolojik konforunu iyileştirir.

Doğru Havalandırma

Rüzgârı gereksinimler doğrultusunda yönlendirmek mümkün. Sıcak iklimlerde, rüzgârın serinletici etkisini çoğaltacak bir yerleşim oluşturmak; soğuk bölgelerde de rüzgâra sırtını dönmek mimarın uzmanlığına bağlıdır.

Doğru Yönlenme

Binayı yerleştirirken, doğanın olumsuzluklarına karşı önlem alıp, olumlu unsurlara da binayı olabildiğince açmak gene mimarın öngörüsüdür. Örneğin, soğuk bir iklimde, cepheleri güneşe olabildiğince açmak; ancak sıcak iklimde de güneşin kavurucu etkisinden olabildiğince kaçınmak gibi…

Kaynak Kullanımı

Binaların doğal ve ekonomik kaynakları optimum kullanmaları, değeri artırmak değil ama maliyeti azaltmak yönünde önemli bir etken. İyi mimarlık, süreyi ve kaynak kullanımını azaltarak ve binanın yaşamı boyunca işletme maliyetlerini düşürerek katkı sağlar.

Estetik

Konusu, felsefenin inceleme alanına girmekle birlikte, genel beğeninin “uyum”dan geçtiğini biliyoruz. Sokaktaki insan, tam olarak tanımlayamasa da etrafındaki binaların doğayla, tarihle ve yapılı çevreyle uyumunu arıyor.

Uyum

Toprağın eğimine uyumlu, çevresiyle barışık binalar bizi rahatlatıyor. Aksi ise tedirgin ediyor. Kentin tepelerinden sivrilen yapılar; doğal eğimleri ve kayalıkları dümdüz eden, tekdüze, yanyana dizilmiş evler; tarihi binaları bir köşeye sıkıştıran yayılmacı duvarlar huzursuz ediyor. Bu tür binaların bulunduğu yerleşimlerde tanımlayamadığımız rahatsızlığımızın nedeni işte bu uyumsuzluktur.

Yenilik

Öte yandan insanlığın sürekli gelişme arzusunun bir karşılığı olarak, yenilik ve ileri teknoloji her zaman heyecan verir. Bu türden binalarla karşılaştığımızda tanımlayamadığımız mutluluk da buradan ileri gelir. Çağdaş malzeme ve çağdaş teknolojiyle zamanın değişimine ayak uydurabilen yenilikçi tasarım, yıllar ötesine taşınır. Mevcut sorunlara daha önce denenmemiş çözümleri sunan mimarlık, sonraki kuşaklara daha iyi bir gelecek bırakır.

Çağının ötesine geçmiş mimarlık, insan olmanın gururunu yaşatır; yaşama sevinci verir.

bi_özet gayrimenkul | 3. sayı | Kasım 2017

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s