Satış Ofisi

Umut Saçan, Marka Danışmanı, US Brainworks,

umutsacan@usbw.us


Satış… Satış… Satış…

Kıyasıya bir yarış; bu kaygılarla kafalar kaç karış?

Bir kimse, bir kurum, bir inşaat şirketi niyetini sadece satış üzerine kurmamalı. Bu ileride çok daha büyük satış kaygılarına yol açabilir.

Hangi projeye bakarsak, gözümüzü hangi projenin şantiyesine çevirirsek devasa puntolarla yazılan “Satış Ofisi” ibaresini görürüz. Firmaların, yaptığı projeden konut ya da işyeri satmayı istemeleri gayet normal ve olması gereken bir durum, buraya kadar her şey normal; ancak bunu her projede bir klişe olarak görmek, normal olmaktan çıktı. Neden “Satış Ofisi” ?

Birine bir şeyi satmak veya birinin size bir şeyi satmaya çalışması çok da şık durmuyor aslında. Hatta bazen itici bile olabiliyor.

Bir projeyi; satışa giden yolda projenin konumundan mimarisine, sunduğu faydadan finansal kazanımına kadar birçok spesifik parametre besliyor, haliyle tüketici veya yatırımcı da buna göre karar veriyor. Esas bir parametre var ki; o da gözle görülmeyen, elle tutulmayan, tıpkı din gibi varlığı ile herkesi etkisi altına alan “marka değeri”. Bu yüzden son zamanlarda marka projeler popülasyonuna doğru ilerliyoruz; bu konuda yolu yarılamış inşaat şirketlerini tebrik etmekle beraber yola henüz çıkamamış inşaat şirketlerine de geç kaldıklarını üzülerek söylemek istiyoruz.

Dünya ekonomisine baktığımızda Amerika ve Japonya örneğini vermek isteriz: 1997 yılında ülke olarak aynı ciroya sahip olmalarına rağmen Amerika %63, Japonya %11 kâr ediyor, bunun en büyük sebebi ise markalaşma yetisi.

Marka proje yapmak projelere sadece konsept adı vermekle olmaz, markanızın bütünsel misyonunu her projeye taşımalısınız. Misyonunuz teknoloji ise teknolojiyi sonradan eklemlenen bir inovasyon olarak değil de işinizin tam merkezine koymalısınız ve bu her projenizde olmalı. Farkındaysanız marka inşaat şirketleri “ulaşılabilir lüks”, “erişilebilir özgürlük” tarzında konumlandırmalara sahiptir ve bunları tüm projelerine yansıtmaktadır. Sizin de sürdürülebilir marka değeri oluşturabilmek için yapacağınız projeleri marka değerinize uyacak nitelikte seçmeniz, marka konumlandırmanızı da projelerinize işlemeniz gerekmektedir.

Bir proje için marka değeri oluştururken karşı tarafın beklentisine uygun olmakla beraber sizin de yeni değerler sunmanız gerekmektedir ki markalaşmanın temel unsurlarından farklılaşmayı yakalayabilesiniz. İşte tam da burada buna satış ofislerinden başlayabiliriz: Misafir ofisi mi dersiniz, bilgi ofisi mi dersiniz sizin tercihiniz ancak bu klişeyi yıkmanın tam vakti.

Satış ofislerinin -ki artık satış ofisi de demek istemiyorum- gösterişten ziyade, her potansiyel müşteriye aynı yaklaşım ve heyecanla bakan misafirperver ve marka değerinin ne olduğunu çok iyi bilen marka satış ekiplerine ihtiyacı var. Markalaşmak şirketlerin vizyon ve misyon bildirgelerinden ziyade o şirketlerde çalışan insanların tutkuları ile olur. Tabelasında satış ofisi yazan bir yere girdiğimde bana değer veren, beni bilgilendiren, yanıltıcı cümlelerden uzak, ihtiyacıma yönelik samimiyeti sunan ve zorla bir şey satmaya çalışmayan değerli yeni yerler ile karşılaşmak ümidiyle.

Satışınız bol olsun.

bi_özet gayrimenkul | 5. sayı | Temmuz 2018

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s