Eğitim Alanlarında Güvende Miyiz?

Ece Aytaç Özcan, İş Geliştirme Uzmanı, Doğa HSE Group, ece.aytac@dogahse.com

MEB ve YÖK 2017-2018 istatistiklerine göre ülkemiz, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı resmi ve özel okullar ile yükseköğretim kurumlarındaki 25,5 milyona yaklaşan öğrenci sayısıyla 143 ülkenin önünde. MEB’e bağlı yaklaşık 935.000 öğretmen var. İlk, orta ve yükseköğretimin yanı sıra eğitim sektöründe önemli yatırımların yapıldığı ülkemizde; mesleğimizi, kişiliğimizi, yeteneklerimizi destekleyen ve çeşitli alanlarda eğitimler sunan özel eğitim kurumları da mevcut. Peki, ülkemizde tüm bu öğrencilere, öğretmenlere, eğitim sektöründeki diğer çalışanlara sağlık ve güvenlik açısından yeterince iyi şartlar sunuluyor mu? Yaşantımızın belirli bir döneminde; günlerce, aylarca, hatta yıllar boyunca vakit geçirdiğimiz eğitim alanları aslında birçok açıdan risk taşımıyor mu? Daha da önemlisi bu risklerin ne kadar farkındayız? Eğitim alanlarında sıkça iç içe olduğumuz ve risk oluşturacak konulardan bazılarına bir bakalım:

Ergonomi: Eğitimin gerçekleştiği sınıflarda sandalyelerin, masaların, tahtaların, kürsülerin ve diğer tüm sabit ve hareketli mobilyaların ergonomiye uygun olarak tasarlanması sağlık açısından oldukça önemli.

Merdivenler: Tüm merdivenlerde kaymaz malzeme kullanılması veya kaymaz bantların yapıştırılması, korkulukların ve tırabzanların güvenliği sağlayacak şekilde ve standartlara uygun olarak tasarlanması gerekiyor.

Zemin Yapısı: Zemin malzemesinin doğru seçilmesi, zeminde kayma ve takılmaya neden olacak bozuklukların olmaması önemlidir. Sıvı veya kimyasala maruz kalma, kırılma, dökülme, aşınma vb. etkenler sonucu tehlikeli hale gelen zeminler için mutlaka ilgili uyarı işaretleri kullanılmalı.

Havalandırma Sistemleri: Havalandırmanın yetersizliği insanlarda akut solunum yolu hastalıklarına neden oluyor. Yapılarda mümkün olduğunca açılabilir pencereler tercih edilmeli fakat doğal havalandırmanın yeterli olmadığı yerlerde uygun havalandırma sistemleri kullanılmalı. Bu sistemlerin yeterli seviyede olması, doğru konumlandırılması ve tasarlanması, bakımlarının yetkili kişiler tarafından düzenli yapılması gerekiyor.

Elektromanyetik Alan ve Elektrik: Günümüzde teknolojiyi eğitim sektöründe de fazlasıyla kullanıyoruz. Meydana gelen elektromanyetik alanlar, uzun ve kısa vadede çeşitli sağlık sorunlarının artmasına neden oluyor. Elektrikli ekipman konusunda mevzuata uygun olarak etkin planlama yapılması, ekipmanların doğru yerlerde ve uygun mesafelerde konumlandırılması, korumalı prizler kullanılması, kabloların sık kontrol edilmesi ve bunlara yetkili kişiler haricinde müdahale edilmemesi gerekiyor.

Acil Durumlar: Eğitim alanlarında yemek/mola yerleri, asansörler, yaya ve araç giriş-çıkışları, acil çıkış kapıları ve kaçış yolları, acil toplanma yerleri ve yangın söndürücülerin bulunduğu yerler mevzuata uygun olarak belirlenmeli. Acil durum eylem planlarının her katta görünür şekilde panolarda asılı olması, ilgili tüm yönlendirme levhalarının görünür şekilde konumlandırılması gerekiyor.

Elbette risk kaynakları bunlarla sınırlı değil. Hem kendimizin hem de etrafımızdakilerin sağlığı ve güvenliği için sorumluluğu başkalarına yüklemek, eylemleri başkalarından beklemek yerine biz de elimizi taşın altına koyabiliriz. İş sağlığı ve güvenliği yönetimi kapsamında 3 dönemdir ders verdiğimiz ve benim de bizzat sürecini koordine ettiğim özel bir üniversitedeki uygulamamızdan bahsetmemin tam da yeri. Vize ve final sınavını çoktan seçmeli sorularla yaptığımız dersimizde, bu dönem sınav konseptini değiştirdik. İnşaat Mühendisliği bölümü okuyan öğrencilerin yoğun olduğu grubumuzda, proje ödevi olarak öğrencilerden üniversitelerinin risk değerlendirmesini yapmalarını istedik. Risk değerlendirmesi yapılacak alanları; sınıflar, yemekhane, kafeler, tuvaletler, üniversite giriş-çıkışı, otopark, konferans salonları vb. olarak 6-7 gruba ayırdık. İlgili her grup, tehlikeleri bularak fotoğraflarını çekecek, tehlikelerin şiddetlerini tahmin ederek riskleri hesaplayacak ve en sonunda da risk kontrol önlemleri sunacak. Sonuçları üniversite rektörüyle de paylaşmayı planlıyoruz ancak bu yazımın yayınına maalesef yetişemeyecek. Umarım bu çıktıları sizlerle de paylaşma fırsatı bulabilirim. Algıları çok daha açık ve farklı olan öğrencilerin, ilginç ve yaratıcı öneriler sunacaklarına eminim.

Eğitim alanları mimarlar ve mühendisler tarafından tasarlanırken, iş sağlığı ve güvenliği son adım olmamalı. Daha en başında riskleri önleyici veya minimize eden tasarımlar yapılmalı, iş güvenliği profesyonelleri de tasarım sürecine dahil edilmeli. Bunlar maliyeti artıran kalemler gibi görünerek işverenleri ilk başta düşündürse de uzun vadede bakıldığında aslında hem maddi hem de manevi kazanç sağlıyor.
Tibetli Dalai Lama’nın sözünü biraz değiştireyim: Para kazanmak için sağlığı önemsemeyenler, sonra da kaybedilen sağlığı geri kazanmak için para harcıyorlar.

bi_özet gayrimenkul | 6. sayı | Kasım 2018

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s